Günün Mesajı

02/06/2016 - RAB YALNIZCA İMANLA HAREKET EDENLERİ DUYAR

İman, umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır.

İbraniler 11:1

İman Rab’bi en çok hoşnut edeni yapmak ise, bunların neler olduğunu anlayana ve bu sayede Baba’da neler başarıp O’ndan neler alabileceğimizi anlayana kadar bunun için çalışmalıyız. İsa Mesih Rab’be inanmamız gerektiğini söylemiştir (Markos 11:22). Petrus’un İsa Mesih’in adıyla bir kötürümün sağlığına nasıl tamamen geri kavuştuğunu deneyimlemişti (Elçilerin İşleri 3:6). İman sayesinde En Yüce Olan Rab’bin kulları O’nu nasıl hoşnut ettikleri konusunda iyi bir tanıklık verebilirler (İbraniler 11:2). Bugün iman sahibi olmak Baba’ya yakın olmak isteyen kişiler için temel bir gereklilik olmayı sürdürmektedir.

 

İmanın önemi İsa tarafından açıklanmıştır. Eski Antlaşma dönemi boyunca iman ile ilgili yalnızca iki açıklama yapılmıştı. Bunlardan biri sadakat ile ilgiliydi. İbrahim, İshak, Yakup, Musa, Davut ve diğerlerinin iman ile hareket ettikleri açıktır; ama onlar yaptıkları şeyleri bu kavramın anlamının farkında olmadan yapmışlardı. Yeni Antlaşmada ise bu sözcük sıkça kullanılmıştır. Bugün tüm bu önemine rağmen pek az insan bu kutsal kavrama uygun olarak yaşıyor. Birçok insanın başarısız olmasına şaşmamalı!

 

Bir temelin sağlamlığı güvenli ve güçlü olmasıyla ilgilidir. İman yüreğimize geldiğinde belli bir bereketin bize ait olduğu ya da belli bir yöne yönelmemiz gerektiği konusunda bir güvence hissetmeye başlarız. Ama diğer yandan eğer iman olmazsa kararsız oluruz ve dualarımıza cevap gelip gelmemesi şansa bağlı olur. İmanla dua edenler kesinlikle isteklerine ulaşırlar.

 

İman aynı zamanda umut ettiğimiz şeylerin güvencesidir. Rab’bin sözünü verdiği şeyler henüz kendilerini hayatlarımızda göstermeden önce onlara sahip olacağımızın garantisidir. Bu tıpkı bir mülkün bize ait olduğunu gösterir bir tapu gibidir. O mülkü hiç görmemişizdir ama elimzideki tapusu sayesinde onun bize ait olduğunu kesinlikle biliriz. İmanlı kişi dilediği bereket henüz kendisini göstermeden önce ona sahip olduğunu bilir.

 

İmanın Sözü duyarak büyüdüğünü biliyoruz (Romalılar 10:17). Rab’bin bize söylediklerini anladığımızda mutlu oluruz. Onlara inanarak içimizde bir kararlılık ve kesinlik oluşur. Kutsal Kitap bunu ‘iman’ olarak tanımlar. İmanı olanlar zorlu görünen bir duruma baktıklarında titremezler. Bunun yerine sessizce Rab’bin adında o bereket konusunda kararlı olur ve onunla ilgili istedikleri sonucu alırlar.

 

Hangi kiliseye ait olduğumuz, vaizimizin kim olduğu ya da ne kadar iyi niyetli olduğumuz fark etmez. Rab vaatlerini hiç kimse ile pazarlık konusu yapmaz. O ne zorluklara boyun eğer, ne de sırf çok acı çektik diye bizi duyar. Ancak iman ile hareket edenler her zaman Rab tarafından yanıtlanırlar. Bundan emin olabilirsiniz!

 

İsa’nın sevgisiyle,

 

Doktor Soares