Günün Mesajı

29/09/2016 - KARDEŞLER ARASINDAKİ FARK

Köle sahibi olup aşağılanan, büyüklük taslayıp ekmeğe muhtaç olandan yeğdir.

Süleyman’ın Özdeyişleri 12:9

Kilisede gerçekten Rab’be hizmet eden ama Rab’bi hayatlarının merkezine koymayan insanlar vardır. En Yüce Olan’ın hizmetkarları Rab’bin evindeki istikrarları, Söz’e olan saygıları ve Mesih’teki işleriyle tanınırlar. Sadece kendilerini düşünenler başka işlerinden dolayı kilise ibadetlerine katılmazlar. Bir tanıdıklarının düğünü, bir doğum günü partisi, futbol maçı gibi mazeretleri vardır. Hatta yağmurlu ya da sıcak havanın Baba’nın evine gitmeye uygun olmadığını söyleyenler bile vardır. Ama sorunlar baş gösterdiğinde gerçekten Rab ile yürüyenler ve Rab’bin kullanmak istedikleri açığa çıkar.

 

Hepimiz aynı Rab tarafından onun bedeninin üyeleri olmaya ve İbrahim’e verdiği vaatlerin mirasçıları olmaya çağırıldık. Ancak herkes Rab’be tüm yüreğiyle hizmet etme konusunda aynı adanmışlıkta değil. Bazıları bunu kendilerini daha aydınlanmış olarak gördükleri için yapıyorlar. Ama onlar aslında maddi servet biriktirmek ve hafta sonunu sahilde ya da kırsalda geçirme gibi ‘yasal’ zevklerle ilgili hiçbir fırsatı kaçırmayan ahmaklardır.

           

En Yüce Olan’ın gerçek hizmetkarları devamlı kiliseye gelmeleriyle, dua etme şekilleriyle ve Kutsal Yazılara olan saygılarıyla tanınırlar. Birçokları sadece kendisini düşünenler kadar başarılı gözükmeyebilir. Sadece modaya uygun giyinmekle, fiziksel görünüşle ve maddi servet biriktirmekle meşgul olanlar kadar çok eğlence yeri ya da güzel tatil bölgeleri bilmiyor olabilirler. Elbette böyle şeylerin tadını çıkarmak yanlış değildir, ama Rab’bin egemenliğine sadık olanlar aptallık etmezler. Çünkü onlar giysileri, saç stilleri ya da aksesuarları ile değil, Mesih’teki imanlarının verimliliği ile değerlendirileceklerini bilirler.

           

Ama aptallık edenler Baba ile olma fırsatını herhangi bir davet karşılığında takas edebilirler. Mesela bir kilisenin pastörünün Rab’be adanmış ve özel bir mesaj aktarmaya hazır olduğunu bildiği için şeytan insanları o kiliseye gitmekten alıkoymaya çalışabilir. Verdikleri önemli sözler olduğu için Rab’bin huzurunu terk eden liderler vardır ama bunun bir aldatmaca olduğunun farkında değillerdir! Kaba olmamak adına bir bardak içkiyi kabul edip ahlaksız bir şakaya gülebilirler; oysa o anda kilisede kurtuluş planı ile ilgili konuşuyor olmaları gereklidir. Bu olduğunda sadece kilisede boş yerlere yol açmaz, aynı zamanda bu kişilerin Rab’bin huzurundan da ayrılmalarına yol açar.

 

Bir kriz durumunun ortasında insanlar ne tür bir önderlerinin olduğunu anlarlar; iyi önderler dua edenler ve Rab’bin gücünün harekete geçmesini sağlayanlardır. Diğerleri ise en iyileri olarak bilindikleri ve En Yüce Olan’ı tanımayanlarca övüldükleri halde gerçek yiyeceği, yani Rab sözünü sunmaktan bile acizdirler. 

 

Bununla ilgili düşünün. Rab ile paydaşlık sahibi olmak için bu dünyadaki her şeyi kaybetmeye değer!

 

İsa’nın sevgisiyle,

 

Doktor Soares