Günün Mesajı

15/03/2017 - ACINIZIN ALEVLENMESİNE İZİN VERMEYİN

Dilimi tutup sustum,
Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile.
Acım alevlendi.

Mezmurlar 39:2

Dinlemek için de, konuşmak için de uygun bir zaman vardır. Ama eğer iyilikten söz edeceksek asla konuşmaktan kendimizi alıkoymamalıyız. Peki acımız alevlendiğinde ne yapmalıyız? Sıkıntılı zamanlarınızda imanla zaferinizi ilan etmelisiniz.

 

Davut bir krizle karşılaştığında yazdığı Mezmurlarda bize açıkladığı iki şeyi yapmıştı (1. Ayet). İlk önce dilini günahtan sakınmaya karar vermişti. Bu harika bir karardı. Ama karşısında kötü biri olduğunda ağzına gem vurmaya karar vermesi, doğru bir şey olmadı. Bunu yapmaması gerekiyordu. Sessiz kalmak yerine Söz’e uygun bir şekilde konuşması ve İsa’nın çölde ayartıldığında yaptıklarını yapması gerekiyordu (Matta 4). Çünkü eğer şeytana karşı koyarsak bizden kaçar (Yakup 4:7).

 

Rab’bin söylediklerini dinlemek için susmamız gereken zamanlar da vardır. Ama Rab’bin bize öğrettiklerini söylememiz gereken zamanlar da vardır. Davut Yüce Rab’bin ona öğrettiklerini söylemeyi bıraktı ve bu sessizlik zamanında Rab de ona başka bir şey söylemedi. Bu bizim de başımıza gelir. Göksel Baba bize bir yön gösterir ve ağzımıza söyleyecek doğru sözler yerleştirir. Ama onları kullanmayız. Sonuç olarak da Rab bizimle konuşmayı keser. Rab’bin sessizliğinden daha kötü bir şey yoktur. Dua eder ama cevap almayız. Rab’bin Sözünü açıp okuruz ama Rab’bin yönlendirişini alamayız.

 

Kral Davut dilini tutup sustuğunu söylemişti. Yani söyleyecek hiçbir şeyi yoktu. Bir insanın kendisini bu durumda bulması ne kadar talihsizdir! Eğer Mesih’teki haklarımızı kullanmaz, bereketlerimizi sahiplenmezsek zaferli olamayız.

 

Davut iyi şeyler söylemesi gereken zamanda bile sustuğu için üzüntüsü artmış, acısı alevlenmişti. Benzer şekilde bizim sorunlarımız da eğer Rab’bin onlarla ilgili söylediklerini ilan etmezsek  büyürler. İyi şeyler söyleyecekken susmak Rab’bin etkinliğine engel olur. Çünkü Rab sadece inandığımız ve sahiplendiğimiz bereketleri bize verebilir. Bu yüzden asla Mesih’teki haklarımızı istemeyi bırakmamalıyız.

 

Eğer başımızdaki sıkıntının daha da kötü bir hale gelmesine izin verirsek Yüce Rab yüceltilmiş olmaz. Mesela öğrencileri İsa’nın teknede yanlarında uyumasına izin vermişlerdi. Sonra çok şiddetli bir fırtına kopmuştu (Matta 8:23-24). Rab’bin bizim için yaptığı planda söylememiz gereken şeyler ve Rab’bin yapmamız gereken işleri vardır. Eğer Mesih’teki rolümüzü yerine getirmezsek ve onun aracılığıyla yapabileceğimiz şeyleri yapmazsak asla Rab bizim yararımıza etkin olmaz.

 

Sorununuz her ne olursa olsun Rab’bin Sözüne dönün ve İsa’da sahip olduğunuz güçle ilgili Rab’bin ne söylediğini öğrenin. Rab’bin huzuruna dua ile girin ve onunla yüz yüze olduğunuzu hissettiğinizde duruşunuzu belirleyip kötülüğü azarlayın. Hayatınızdan gitmesini emredin. Güçlü, cesur ve korkusuz olun. Şeytanın size sıkıntı vermesine izin vermeyin. Kutsal Kitap Mesih’in sizi özgür olasınız diye boyunduruğunuzdan kurtardığını söylemektedir (Galatyalılar 5:1)

 

İsa’nın sevgisiyle,

Doktor Soares